LİMİTED ŞİRKETLERDE ORTAKLIKTAN ÇIKMA
- Önem Hukuk & Danışmanlık
- 21 Ağu 2020
- 3 dakikada okunur

Limited şirketler, bilindiği üzere sermaye şirketleri olmakla birlikte, ülkemizde yaygın olarak bir ya da iki ortaklı aile şirketleri gibi kullanımı yaygın olan şirketlerdir. Bu sebeple, limited şirketlerin kurulması aşamasında ikili ilişkiler ve karşılıklı güven esas alındığından birtakım hukuki tedbirlerin alınmadığı görülmektedir. Bu yüzden bir süre sonra, ticari hayatta çıkan zorluklar ve diğer başka nedenlerle ortaklık ilişkisinin sürdürülmesi imkansız hale gelebilmektedir. Böylece kimi zaman TTK 638 vd. hükümleri uyarınca ortaklıktan ayrılma hükümleri tatbik edilmesi gerekebilmektedir. Ortaklıktan ayrılma, kavram olarak hem ortaklardan birisinin kendi iradesiyle ortaklıktan çıkmasını hem de ortaklık ya da mahkeme kararı ile çıkarılmasını kapsamaktadır. Dolayısıyla TTK’de belirtilen bir diğer husus olan ortaklıktan çıkarılma müessesi değil yalnızca ortakların iradesi ile hareket edilebilen çıkma sürecinden bahsedilecektir.
1. Ortaklıktan Haklı Sebeple Çıkma
Ortaklıktan çıkma iki şekilde gündeme gelebilir; ilki, kanunda belirtildiği ve uygulamada daha sık karşılaşıldığı üzere, ortaklardan birisi için ortaklık ilişkisini devam ettirmenin imkansız olduğu durumların mevcut olmasıdır. Bu husus, TTK md. 638/2’de belirtildiği üzere haklı sebeple çıkma olarak da tanımlanabilir. Haklı sebeple çıkma kapsamına giren hususlar TTK md. 245’te:
1- Bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması,
2- Bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi,
3- Bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kullanması ve,
4- Ortağın uğradığı sürekli bir hastalık veya sebepten dolayı, şirket işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi şeklinde” şeklinde sayılmaktadır.
Görüleceği üzere, ortaklıktan haklı sebeple çıkma, her ne kadar belirtilen şartlara tabi tutulmuş ise de buna sebep olabilecek olaylar sınırlı sayıda olmayıp kanun koyucu tarafından soyut ifadelerle tanımlanmıştır.
Yapısı sebebiyle diğer ortakların muvafakat göstererek sonlandırılması oldukça düşük bir ihtimal olan ortaklıktan haklı sebeple çıkma, bozucu yenilik doğuran bir dava türü olarak mahkemeye başvuru yolu gerektirmektedir. Davanın muhatabı ise, sorun yaşanan ortak/ortaklar değil şirketin kendisi olmalıdır.
Haklı sebeple çıkma davası, ortaklar arasında çekişmeye sebep olacağı ve çıkmak isteyen ortağın şirketin hak ve yükümlülüklerinden kaynaklanan sorumluluklarının dava süresince de devam edecek olması sebebiyle TTK md. 638/2 uyarınca tedbir talebinde bulunması söz konusu olabilecektir. Tedbir talebi sayesinde, çıkma davası boyunca, mahkemeye başvuran ortağın, şirketin işletilmesinden doğan hak ve yükümlülüklerinden sorumlu olmaması sağlanarak kendisinin kötü niyetli işlemlere karşı korunması temin edilmektedir.
2. Ortaklıktan Esas Sözleşme Hükümleri Uyarınca Çıkma
Diğer ortaklıktan çıkma yöntemi ise, uygulamada sıkça karşılaşılmasa da daha profesyonel hareket eden şirketlerin TTK md. 638/1 hükmü uyarınca esas sözleşmeye şarta bağlı ya da şarttan bağımsız çıkma hakkı tanımasıdır. Bu husus sözleşmeye şirketin kuruluşunda eklenebileceği gibi sonradan da eklenebilmektedir.
Ortaklıktan çıkma için şirket esas sözleşmesinde bir şart öngörülmesi mümkün olmakla birlikte bu şartlar geniş kapsamlı belirlenebilmektedir. Belirli bir yaş sınırını geçen kişilerin çıkma hakkına sahip olması, ortaklıkta belirli bir sürenin doldurulması gibi şartlar bu konuya örnek olarak verilebilir.
Diğer taraftan yine şirket esas sözleşmesinde, herhangi bir şart dahi aranmadan bütün ortaklara şirketten çıkma yetkisi de tanınabilmektedir. Bunun için gerek yazılı bildirim gerekse de sözlü bildirim dahi çıkma işleminin gerçekleştirilmesi için yeterli sayılabilmektedir. Fakat sonrasındaki uyuşmazlıklar ihtimaline karşı ispat edilebilirlik açısından yazılı çıkma beyanının gönderilmesi daha doğru bir yöntem olacaktır.
3. Çıkmanın Sonuçları
Çıkma, hukuki sonuçları bakımından iç ve dış ilişkide olmak üzere iki şekilde sonuç doğurmaktadır. Çıkmanın mahkeme kararı ile ya da esas sözleşme uyarınca şirkete tebliğ edilmesi neticesinde alınacak genel kurul kararı, iç ilişkide ortaklık ilişkisini sona erdirmiş olacaktır. Fakat bunun dış ilişkide 3. kişilere karşı etkili olması için çıkma kararının genel kurul karar defteri ile birlikte Ticaret Siciline tescil ve ilanının gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
4. Sonuç
Limited şirketlerde ortaklıktan ayrılma yöntemlerinden birisi olan çıkma işlemlerinin, yasal sürecinin ve terkin işlemlerinin eksiksiz olarak gerçekleştirilmesi için hukuki danışmanlık ve destek ile yürütülmesi gerekmektedir. Konuya ilişkin merak ettikleriniz ve sormak istedikleriniz için bize ulaşabilirsiniz.
Av. Ahmet ÖZDEMİR
Comments