KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ HACİZ YOLUYLA TAKİP
- Önem Hukuk & Danışmanlık
- 7 Ağu 2020
- 4 dakikada okunur

Alacak bir kambiyo senedine bağlanmış ise; alacaklı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilir. Bu durumda alacaklı, genel haciz yoluyla takip yapabileceği gibi kambiyo senetlerine özgü haciz yolunu da tercih edebilir.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip, alacaklı açısından genel haciz yoluyla takibe göre daha elverişlidir. Bu takip yolu alacaklıya alacağına daha hızlı kavuşma imkanı sağlar. Genel haciz yoluyla takipte olduğu gibi ödeme emrine itirazla takibin durdurulması mümkün değildir.
Takibin kesinleşmesinden sonraki haciz, satış ve paraların paylaştırılması aşamalarındaki usul ise genel haciz yoluyla aynıdır.
Genel Olarak
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilmek için alacaklının elinde bir kambiyo senedi olması gerekir. Kambiyo senetleri Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bunlar, poliçe (TTK m. 671 vd.), bono (TTK m. 776 vd.) ve çek (TTK m.780 vd.)’tir. Kambiyo senedine sahip olan alacaklı, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapmak zorunda değildir, dilerse genel haciz yoluyla takip de yapabilir. Senedin, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen vasıflara sahip olmaması halinde ise ancak genel haciz yoluyla takip yapılabilir.
Bir alacak rehinle teminat altına alınmış ise o alacağın tahsili için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması zorunludur. Ancak rehinle teminat altına alınan alacak için aynı zamanda kambiyo senedi de düzenlenmişse, bu durumda alacaklı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorunda değildir, bunun yerine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapabilir. Şu halde kambiyo senetleri, önce rehne müracaat kuralının istisnasını teşkil eder (İİK m. 45/I).
Takip Talebi
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip alacaklının icra dairesine yönelttiği takip talebiyle başlar.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda takip talebi, genel haciz yoluyla takipte belirtilen hususlara göre hazırlanır. Ancak genel haciz yolundan farklı olarak kambiyo senedinin cinsi, tarihi ve numarası yazılmalıdır.
Kambiyo senedine dayanan alacaklı, İİK 167/II uyarınca takip talebine, kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar onaylı örneğini eklemek zorundadır.
Takip talebini alan icra müdürü takip talebinde bulunması gereken hususları inceler. Bunun yanında icra müdürü, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, senedin kambiyo senedi olup olmadığını, takipte bulunan alacaklının bu yola başvurma hakkının bulunup bulunmadığını, senedin vadesinin gelip gelmediğini da inceler.
Kambiyo senedinin alacaklısı, o kambiyo senedinin yetkili hamili; borçlusu ise, alacaklıya karşı kambiyo ilişkisi nedeniyle sorumlu olan kişidir.
Ödeme Emri
İcra müdürü, takip talebinde yer alan hususları inceleyip senedin kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, alacaklının takip hakkı bulunduğunu ve senedin vadesinin geldiğini tespit ettikten sonra borçluya kambiyo senetlerine özgü haciz yoluna ilişkin ödeme emri gönderir.
Ödeme emrine kambiyo senedi ve varsa ödememe protestosunun örneği de eklenir ve borçluya gönderilir.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte ödeme emrine İİK 168/I’de yer alan kayıtlar yazılır. Ödeme süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren on gündür.
Ödeme Emrine İtiraz
Ödeme emrini alan borçlu, borcu kabul etmiyorsa ödeme emrine karşı itiraz etmelidir. Borçlunun ödeme emrine itirazı borca olabileceği gibi, kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin de olabilir.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde bir dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak ödeme emrine itiraz edebilir. Borçlunun, ödeme emrine itirazını bu süre içinde ileri sürmemesinin sonucu, icra takibinin kesinleşmesidir.
Ödeme emrine itiraz, genel haciz yoluyla takipteki itirazın aksine takibi durdurmaz. İtiraz sadece satışın yapılmasına engel teşkil eder. Ancak icra mahkemesi, borçlunun yaptığı borca veya imzaya itiraz üzerine, itirazın ciddi olduğu kanaatine varırsa itiraz ile ilgili esas kararını verinceye kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.
İmzaya İtiraz
Borçlu, imzanın kendisine ait olduğunu inkar ediyorsa, bunu, beş günlük itiraz süresi içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmelidir. Aksi halde kambiyo senedindeki imza -o takip bakımından- (borçluya) ait sayılır. İmzaya itiraz üzerine icra mahkemesi imzaya ilişkin incelemesini İİK m. 68a’da belirtilen prosedüre göre yapar.
durmaz. İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede,borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.
İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip geçici olarak durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ile takip konusu alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilir ve itirazı reddedilir.
İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar verirse, takip durur. Senedi takibe koymakta kötü niyetli veya ağır kusurlu bulunduğu takdirde alacaklıyı, senede dayanan takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum eder.
Borca İtiraz
İmzaya itiraz dışında kalan hususlar borca itiraz niteliğindedir.
Borçlu, borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini ya da ertelendiğini ancak resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebilir.
İcra mahkemesi hâkimi, borçlunun itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı veya borçlunun borçlu olmadığı yahut icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.
İcra hakimi, borçlunun zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki tarihe göre varit görür ve alacaklı da zamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemezse, itirazın kabulüne; aksi halde reddine karar verir.
İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip geçici olarak durdurulmuş ise bu itirazın reddi halinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
İtirazın reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması, hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Borçlu, İİK 33. maddenin üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur.
Takibin kesinleşmesinden sonra haciz, satış ve paraların paylaştırılmasına geçilir. Bu aşamalar genel haciz yolu ile takipteki kurallara tabidir.
Konuyla ilgili hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Alperen EKİCİ
Comments