HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI
- Önem Hukuk & Danışmanlık
- 18 Eyl 2020
- 3 dakikada okunur

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi, kısaca HAGB, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 231’de düzenlenmiştir. Buna göre HAGB, kanundaki şartlar gerçekleştiği takdirde Mahkeme tarafından verilen hükmün sanık açısından hukuki bir sonuç doğurmamasını sağlamaktadır. Her ne kadar Mahkemece kovuşturma konusu suçun sanık tarafından işlendiği sabit olarak görülse de verilen ceza HAGB sayesinde sanık aleyhine bir sonuç meydana getirmeyecektir. Mahkeme tarafından açıklanması geri bırakılan hüküm için öngörülen denetim süresi dolduğunda sanık hakkındaki hüküm de tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkacak ve sabıkasına geçmeyecektir. Böylece çocuklara ve diğer bireylere bir şans daha tanınarak yeniden topluma kazandırılmaları amaçlanmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için birtakım şartların da bir arada bulunması gerekir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun HAGB kararı için aradığı tüm şartlar vücut bulmadan, hâkim, HAGB kararı verme yetkisine sahip değildir. HAGB verilmesi şartları ise kanunun 231. maddesinde ifade edilmiştir:
İşlenen suçun 2 yıl ya da daha az hapis cezasını gerektiren bir suç olması veya yalnızca adli para cezasına hükmedilmesi,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması,
Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi
Sanığın HAGB kararı verilmesini kabul etmesidir.
Belirtildiği üzere şartlardan biri sanığın daha önce kasıtlı bir suç işlememiş olması gereklidir. Ancak sanık daha önce taksirli bir suçtan ötürü ceza almış olsa dahi HAGB kurumundan yararlanabilecektir. Taksir; kişinin neticesini öngöremediği, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucunda istemediği sonucun meydana gelmesidir. Failin bu şekilde hareket ederek işlediği suçlara da “taksirli suçlar” denmektedir. Bu tip suçlar hükmün geri bırakılmasına engel olmayacaktır.
Yine sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olsa dahi, mahkumiyetin üzerinden tekerrür hükümlerinin uygulanması için gerekli olan süre geçmişse daha önce işlenmiş olan bu suç da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel değildir. Ancak yukarıda sayılan tüm şartlar gerçekleşmiş olsa dahi HAGB kararı verilemeyecek bazı suç tipleri kanunda düzenlenmiştir. HAGB kararı verilemeyecek suçlar;
Karşılıksız çek keşide etme suçu
İmar kirliliğine neden olma suçu,
Disiplin veya tazyik hapsi gerektiren fiiller
Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar
Disiplin suçları
Özel kanunlarla belirlenen bu hallerde tüm şartlar sağlanmış olsa dahi HAGB kararı verilemeyecektir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına elverişli bir suç olduğu ve tüm şartlar sağlandığı takdirde mahkeme tarafından HAGB kararı verilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı 7 gün içinde itiraz yoluna başvurulabilir. HAGB kararına karşı istinaf veya temyiz başvurusu yapılamaz. İtiraz için yetkili ve görevli mahkeme;
-HAGB kararı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verildiyse o adliyede bulunan Ağır Ceza Mahkemesi’dir.
-HAGB kararı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verildiyse o mahkemenin sıra numarasını izleyen bir sonraki Ağır Ceza Mahkemesi’dir.( Örneğin karar İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verildiyse itiraz İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılacaktır.)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması verildiği ve bu karara itiraz edilmediği halde sanık, 5 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. 18 yaşından küçükler için ise denetim süresi 3 yıldır. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. Davanın düşmesi kararı ile kişi hakkında verilen hüküm tamamen ortadan kalkmış olur.
Mahkeme HAGB kararıyla birlikte sanığa denetim süresi içinde bazı yükümlülükler de öngörebilmektedir. İşbu yükümlülükler CMK 231/8’de sayılmıştır. Buna göre;
Denetim süresi içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine karar verilebilir.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde ise, mahkeme hükmü açıklar. Ancak bu hususta sanığın başka bir kasıtlı suç işlemesiyle denetim yükümlülüklerine uymaması arasında yaptırım farkı doğabilecektir. Sanık, denetim süresinde başka bir kasıtlı suç işlediyse açıklanması geriye bırakılan hüküm, mahkeme tarafından hiç değiştirilmeden aynen açıklanmak zorundadır. Geriye bırakılmasına karar verilen hükümde kanuna aykırılıklar olsa dahi Mahkeme kararı aynen açıklayacaktır. Bu aykırılıklar ancak kanun yoluna başvurularak giderilebilecektir.
Kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık söz konusu ise, Mahkeme sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. O nedenle denetim süresince hiçbir suça karışmamak ve yükümlülüklere uymak son derece önem arz etmektedir.
Sonuç olarak HAGB kurumu ile ilk kez suç işleyen faillerin topluma kazandırılması, tekrar suça karışmalarının önlenmesi, ve bir kereye mahsus olmak üzere yargılanan şahsın kişisel ve sosyal hayatını bozmadan sürdürebilmesi için imkan tanıyan önemli bir ceza usul kurumudur.
Konuya ilişkin sorularınız ve merak ettikleriniz için bize ulaşabilirsiniz.
Av. Pırıl NARİN
コメント