HAYVAN HAKLARININ MEVZUATIMIZDAKİ YERİ
- Önem Hukuk & Danışmanlık
- 14 Ağu 2020
- 4 dakikada okunur

Türk Hukuku’nda hak ehliyeti yalnız insanlara ve tüzel kişiliklere tanınmış olup hayvanlar bu tanımın dışında bırakılmışlardır. Bu düşüncenin bir ürünü olarak hayvanlar kanunlarımızda bir taşınır eşya olarak kabul görmektedir. Bu kabul maalesef hayvanlara yönelik işlenen; tecavüz, eziyet, kasten yaralama, kasten öldürme gibi suçların cezasız kalmasına ve işlenen suçların gittikçe artmasına yol açmaktadır. Hayvanların korunduğu bazı kanunlarımız olsa da bu getirilen hükümler dar kapsamlı olduğu ve caydırıcılık unsurundan yoksun olmaları sebebiyle yeterli gelmemektedir. Türk Ceza Kanunu’nda her ne kadar hayvan haklarına ilişkin birkaç hüküm yer alıyor gibi gözükse de bu getirilen hükümlerin asıl amacı ya hayvan sahibinin mülkiyet hakkını ya da toplumun genel ahlakını korumaktır.
1)TÜRK CEZA KANUNU KAPSAMINDA HAYVAN HAKLARI
A) MALA ZARAR VERME SUÇU
Hayvanlar, Eşya Kanunu uyarınca taşınır eşya olarak kabul edildiğinden TCK md. 151 f. 2 hükmüne göre mala zarar verme suçunun konusunu oluşturabilir;
(1)Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hale getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.”
Ancak, bu hükmün uygulanabilmesi için;
-Suça konu hayvanın sahibinin failden şikayetçi olması gerekir.
-Suça konu hayvanın sahipli olması gerekmektedir. Sokak hayvanlarının öldürülmesi TCK kapsamında suç olmayacak ancak Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında idari para cezasına konu olabilecektir.
B) MÜSTEHCENLİK SUÇU
Türk Ceza Kanunu’nda hayvanlara yönelik gerçekleştirilen cinsel suçlar da yer almamaktadır. Ancak Müstehcenlik suçu başlığında toplumun genel ahlakını korumaya yönelik olarak hayvanlar için özel bir hüküm düzenlenmiştir.
TCK Md. 226 (4)“Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”....”içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
Ancak bu maddede dikkat edilmesi gereken hayvana uygulanan cinsel eylemin değil bu eylemin kayıt altına alınıp satılması, yayınlanması gibi eylemler suç olarak düzenlenmiştir. Yalnız cinsel içerikli fiillerin söz konusu olması durumunda suç oluşmayacak ve fiil ancak Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında idari para cezasına tabi olacaktır.
C) ÇEVRENİN KASTEN KİRLETİLMESİ SUÇU
TCK Md. 186 (1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır….(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Türk Ceza Kanunu’nda insanlarla birlikte hayvanları da koruması ile hayvanlarla ilgili en belirgin suç tipi bu maddede tanımlanmıştır.
YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ E. 2015/13030 K. 2016/15263 sayılı kararında da belirttiği üzere maddedeki zarar kavramı soyut olmakla birlikte zararın kesin olarak gerçekleşmesi aranmamaktadır. Gerçekleşen fiilin zarar vermeye elverişli olması suçun meydana gelmesi için yeterli görülmüştür.
2) HAYVAN KORUMA KANUNU KAPSAMINDA HAYVAN HAKLARINI DÜZENLEYEN HÜKÜMLER
Hayvan Koruma Kanunu Türk mevzuatında hayvan haklarına en geniş şekilde yer veren kanundur. Ancak bu kanunda yer alan düzenlemeler suç olarak düzenlenmemiştir. Yapılan eylemler ancak kabahat olarak kabul edilmektedir. Kabahat, suç kadar ağır ihlal olmayan kural olarak kanunla belirlenen ve adli yargı organlarınca değil idari organlar tarafından yaptırımı uygulanan ihlal türlerini ifade etmektedir. Bunun bir sonucu olarak bu kanunda belirtilen hükümlere aykırı davranan kişiler, bir mahkeme önünde yargılanmayacaklar ve herhangi bir hapis cezasına maruz kalmayacaklardır. Düzenlemelere uyulup uyulmadığının denetimi ise Tarım ve Orman Bakanlığı’na ve onun yetkilendirmesiyle mahallin en büyük mülki amirine aittir.
Kanunun 14. maddesinde Yasaklar başlığı altında hayvanlara uygulanması yasak olan eylemler düzenlenmiştir. İşbu kanunda getirilen başlıca kabahatler;
a) Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek. b) Hayvanları, gücünü aştığı açıkça görülen fiillere zorlamak. d) Ev ve süs hayvanlarını onaltı yaşından küçüklere satmak. e) Hayvanların kesin olarak öldüğü anlaşılmadan, vücutlarına müdahalelerde bulunmak. f) Kesim hayvanları ile ticarete konu yabani hayvanlar dışındaki hayvanları, et ihtiyacı amacıyla kesip ya da öldürüp piyasaya sürmek. ı) Hayvanları hasta, gebelik süresinin 2/3’ünü tamamlamış gebe ve yeni ana iken çalıştırmak, uygun olmayan koşullarda barındırmak. j) Hayvanlarla cinsel ilişkide bulunmak, işkence yapmak. k) Sağlık nedenleri ile gerekli olmadıkça bir hayvana zor kullanarak yem yedirmek, acı, ıstırap ya da zarar veren yiyecekler ile alkollü içki, sigara, uyuşturucu ve bunun gibi bağımlılık yapan yiyecek veya içecekler vermek…”dir.
Düzenlemeler görüldüğü üzere her ne kadar geniş kapsamlı olsa da kabahatlerin yaptırımı olarak belirlenen idari para cezaları oldukça cüzi olduğundan maalesef cezalar caydırıcı olmaktan çok uzaktır. Hayvanların ve çevrenin korunması, ekolojik dengenin sağlanabilmesi için bu fiiller kabahat olmaktan çıkarılarak suç olarak düzenlenmelidir. Yüksek miktarda para cezaları ve gerekli ağır suçlarda da hapis cezası yaptırım olarak belirlenmelidir. Hayvan haklarına yönelik yeni bir kanun gelmedikçe hayvanlara karşı işlenen suçlarda bir azalma olmayacak hatta gün geçtikçe bu sayının artacağı açıktır.
Sorularınız ve detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Pırıl NARİN
Comments